Earthlings Belgesel İncelemesi


Earthlings ‘’Dünyalılar ‘’ adıyla da anlaşılacağı gibi dünyada yaşayan kimse demek. Earthlings belgeseli şimdiye kadar izlemiş olduğum ve etkisini bir an bile üzerimden atamadığım bir gerçekliği gösteriyor. Gözlerimi açmamı, görmemi sağlayan; sizin de bakış açınızı değiştirecek olan muhteşem bir belgesel.

İZLEYİN VE İZLETTİRİN!

Bu belgeselinsanın kendi çıkarı için yapamayacağı yoktur’u gözler önüne seriyor. En acımasız canlı olan insanın kendi çıkarı uğruna hayvanlar üzerinden, aklımızın alamayacağı her türlü zulmü yapabildiği ve yaptığı gerçeğine değiniyor. Onların yaşam haklarını hiçe sayarak onların bedeninden her türlü kararı vererek. En acısı da bu olanların insanlar tarafından normalize edilişi meşru kabul edilişi kendimizce her türlü bahanelerle onlara yaptıklarımızı ret edişimiz onları yok saymamız. Tabağımıza gelen ölü hayvan bedenini hiçe sayarak başlıyoruz. Çünkü artık bizim için o ‘’ET’’ten ibarettir. Hiçliktir. Hayvanların ölümünün yokluğudur. Tabağımızda gözyaşı kan şiddet varken!

Earthlings ; hayvanların insanlara 5 şekilde hizmet edişini anlatır 5 bölümden oluşacak şekilde.

1. Evcil Hayvan ve Üretim Sektörü

Bu bölümde evlerimizde sokağımıza petshoplarda ve barınaklarda yaşayan türlerin hangi koşullarda ve nasıl yaşadığı üretildiği ve itlaf edildiğine değinir. Barınaklarda sokaklarda nasıl zorluklarla yaşadığı ve nasıl toplu katliamlara maruz bırakıldığı laboratuvarlara gönderildiğinden. En ucuz olması açısından gaz odalarında en acı verici ve en merhametsizce ölümü saatlerce süren toplu kıyımlara değinir.

2. Gıda Sektörü

Mezbaha gerçekleri güçlünün güçsüz üzerindeki tahakkümü en adilsizce olan boyutlarda. Süt inekleri, kafes bataryaları, kuyruk kesme, kulak kesme, boynuz sökme, diş sökme, gibi tüm bunların anestezi uygulanmadan acılar içinde yaşanmış olması ‘’biz kimiz ki? ‘’ diye sorgulatıyor kendimize. Kim oluyoruz da onlar üzerinden nerede nasıl öleceğine karar verebiliyoruz. En tabi yaşama haklarını ellerinden alıyoruz. Deniz canlıları balıklar balinalar yunuslar bizim duyamayacağımız çığlıkların atarken çırpınırken onları görmemek sessiz ölümlerini kabul etmek.Toplu katliamlar yapmak nasıl kabul edilebilir ki.

Onların hayatlarının önemli olduğunu yaşamak istediklerini ne zaman fark edeceğiz. İnsanlar yediği yemeğin acı, gözyaşı, kandan oluştuğunu bilmek istemiyorlar. Yemeğin nereden geliyor? Hey sen hayvan yiyen! Şiddetin her türlüsünü reddediyorken hayvanlara yaptıklarımızı HİÇ kabul ediyoruz.Halbuki en derinşiddeti buradan besliyoruz. Biz hayvanları tabağımızdan, eğlencemizden, giysilerimizden, kozmetik ve ilaç sektöründen vb. çıkarmadığımız sürece bu devam edecektir.

‘’Mezbahalar var olmaya devam ettikçe savaş alanları da olacaktır.’’ der Tolstoy

3. Giyim Sektörü

Deri ölü ettir. Hayvanın tenidir. Bu sektörde de yapılan acımasızlıklar saymakla bitmiyor. Kürk sektörüne çoğunlukla vahşi hayvan kullanımı olduğundan o hayvanların kafeslerde daracık alanlarda tutulması ve herhangi bir uygulama yasağı olmadığından yine en ucuz ölüm karbon monoksit, boğma, anal elektrikli idam yada canlı canlı kürkünü yüzme gibi ve bunlar yapıldıktan sonra bile bu hayvanlar hala acı çekmeye devam ediyor. Ve biz insanlar bu acıdankandan yapılmış hayvan tenlerini üzerimize giysi diye rahatlıkla giyebiliyoruz. Bu nasıl bir seçimdir.

4. Eğlence Sektörü

Hayvan yarışları, rodeolar, sirkler, avlanma (kan sporu) , balıkçılık (kan sporu), hayvanat bahçeleri. Buralarda itaat etme, vurma, kanca batırma, vb. yöntemler kullanılarak yapılıyor. Bunlar yaşam türlerini hiçe sayan hayvanları tutsak eden yöntemlerdir. Kedi köpek gibi hayvanlarla büyütmek istiyoruz sevgiyi öğrensin diye ama tabağımızdan giysimizden vb. eksik etmiyoruz ineği, kuzuyu, tavuğu, buzağıyı, sütü yumurtayı… Çocuklarımıza sürekli şiddetten uzak durmasını öğütlerken bir yandan hayvanat bahçelerine, sirklere götürürken şiddeti normalleştiriyoruz aslında daha küçücük çocukken sevgiyi böyle veriyoruz. Sevmek onun etini yemek değildir, bebeği için salgıladığı sıvıyı içmek değildir, sevmek ona itaat etmek değildir. Sevmek şiddetsizliktir.

Farkında olmadan aslında çocuğumuza sevdiğimizi öldürebiliriz ondan çıkar sağlayabiliriz mesajını veriyoruz. Ve o çocuklar büyüyüp BİZ (yetişkinler) oluyoruz. Bu büyük çelişkiyi görmeliyiz artık. İki yaşında bir çocuğun neden tavuğu öldürüyoruz onun da canı acımıyor mu sorusunu sormasıyla başlıyor he şey. Ve işte ebeveynin cevabıyla o zaman yitiriyoruz vicdanımızı. O andan itibaren yaşam hakkına ihlal başlıyor.

5. Bilim Sektörü

Bilim adı altında yapılan hayvan deneyleri zehirleme, elektrik şok, yakma, kör bırakma, psikolojik işkence, kafa yaralamaları vb.ve bu sistematik bir şekilde tekrar ettirilerek yapılıyor.

Bu sektörde hayvanlara tecavüz askılarına varana kadar her şey yaptırılıyor. Yeter ki görmek isteyelim bu gerçeklikleri.

‘’Bu konunun farkında olunmamasının nedeni neler olduğunu öğrenememekten daha çok insan vicdanına yük olabilecek gerçekleri öğrenmek istememekten geliyor.’’

Hepimizin yeme alışkanlıklarını gözden geçirme vakti geldi; geleneklerimizi, yaşam biçimimizi, davranışlarımızı her şeyin başında düşünme tarzımızı!

Onlar da canlı onlar da earthlings hissediyor, duyuyor, yaşıyor.

Tüm bu olanların sorumlusu ‘BİZ‘ iz.

İşte bugün şimdi harekete geç onlar için bir şeyler yapabilirsin !

Film tavsiyeleri

Earthlings

Cowspiracy

What the health

Food inc

Forks over knives


Arkadaşlarınla paylaş

9
12 Paylaşılanlar, 9 puan

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İçerik Türünü Seçiniz
Kişilik Testi
Bir seri soru sonrası kişilikle alakalı bir sonuç çıkart
Soru Cevap
Doğru ve yanlış cevaplar ile bir konu hakkında bilgi birikimini test et
Anket
Oylar ile bir tercihin seçilmesini sağla
Yazı
Görseller ve videolar ile süslenmiş yazılarınız için
Liste
İçeriğinizi listeleyerek sunun
Açık Liste
Oylanması için bir anket oluşturun
Puanlı Liste
Puanlanarak en iyi içeriğin seçilebildiği liste