Hayvan Mezarlığı 2019 (Yeniden)


Hayvan Mezarlığı yani ecnebicesi Pet Sematary yeniden çekildi ve 2019 Nisan 5’te gösterime Amerika’da giriyor. Peki bizi neler bekliyor?

Hayvan Mezarlığı Bizim İçin Neydi ?

Stephen King ile internetin daha az yaygınlaştığı zamanlarda doğan çocukların -yani artistlik olsun diye söyleyelim: “y” kuşağının- özel bir bağı vardır. Ben de bunlardan birisiyim. Stephen King, çarpık zihni ve korkunç hayal gücü ile bir çok çocuk gibi benim de en sevdiğim yazardı. Kabul etmeliyim ki King’in kitapları aslında biraz yavaş başlar. Çocuk olduğumuz zamanlardaki hızlı aklımıza nazaran yoğun bir tasvir ile önce kahramanlarının ait olduğu dünyayı bize iyice tanıtır. İlmik ilmik mekanı ve atmosferi tanıttıktan sonra olaylara geçer. Bu durum en iyi ihtimalle 100 en kötü ihtimalle 400 sayfaya kadar sürebilir. Ancak iyi ki de bunu yapar. Artık içine yedirdiğinden midir nedir bilinmez ama esasen kahramanın sonsuz yolculuğu da aşağı yukarı aynı şekilde başlar.

Pet Sematary, Hayvan Mezarlığı 2019 izleİşte o malum, nalet kedi…

Hayvan Mezarlığı da King’in beni en etkileyen romanlarından birisi olmuştur. Hele ki bir de filmi çıktığında -ki ben evveliyatında film olarak izlemiştim- beni benden almıştı. Rüyalarıma girdiğini ve kedilere bakış açımı sarstığını net hatırlıyorum. Star TV’nin Parliment Pazar Gecesi Sineması diye bir akışı vardı. O zamanlar izlerdik bu tarz filmleri. Zaten Uzan ailesinin sanırım bizim Y kuşağının sinemayla ilgilenmesindeki payı büyük. Bir de TGRT’nin X -files ile Cine-5’de sansürsüz gelen OZ vardı.. Neyse… Çok dağılmadan şunu anlatıyorum: Hayvan Mezarlığı, hem Y kuşağının filmografisinde hem de x-y-z kuşağının Bibliyografyasında önemlidir. İşte bu! Stephen King‘in bile yazarken korktuğunu iddia ettiği bir kitap olduğunu bilmek lazım.

Hayvan Mezarlığı Filmi

Hayvan Mezarlığı ilk olarak Pet Sematary olarak 1989’da çekildi.  IMDB‘si burada… Yönetmen Mary Lambert‘tı. Bundan bir sene önce de Chucky çekilmişti. Tam bizim kuşağın psikolojisini bozmak için Hollywood‘un itina ile uğraştığı yıllar yani…  TRT’de de Clementine denilen sayko çigi film pynuyordu aynı yıllar. Düşünün nasıl bir dönem yani…

Stephen King, Hayvan MezarlığıKing Sensei !!

Neyse efendim bu ilk filmi Stephen King bizzat senaryolaştırdığı için King’in dokunuşu hissediliyordu. Ancak gişe başarılı oldu ve yapımcılar ikincisini arzuladılar ve filmin ikincisini çektiler. Yine yönetmen koltuğunda Mary Lambert vardı ancak bu sefer King, ne senaryoya karıştı ne bir yardımda bulundu. Halbuki aynı King, Hayvan Mezarlığı‘nın ilk filmini evine 20 dk uzaklıkta çektirmiş, sette uzun zamanlar geçirmiş, yapımcılara senaryonun titizlikle uygulanması şartı koşmuştu (Ee bunda elbetteki Kubrick‘in elinde tamamen başkalaşan Shining vakasının etkisi çoktur).

İlk filmin ardından 30 yıl geçti.

İlk yayınlanma tarihinden tam 30 yıl sonra aynı gün filmin yenilenmiş bir versiyonu beyazperdeye geliyor.

Yeni film nasıl olacak ?

Yeni film, Pet Sematary‘nin ikinci filmi gibi bambaşka bir dünyayı değil bildiğimiz romanın tekrar düzenlenmesi şeklinde olacak. Ancak bu sefer romanın senaryolaştırmasını Stephen King değil David Kajganich ile Jeff Buhler yapıyor. İkisi de korku türünde çalışan yazarlar. Ancak yazdıkları şeylerin IMDB puanı ortalaması çok da yüksek değil… Bu konuda ne yazık ki çok da büyük bir umut vaadetmediğini söylemek gerekli.

Gerçi şu şekilde bir soruyu sorabilirsiniz? Öykü zaten King tarafından yazılmış. Adamlar nasıl bozabilirler ki ? Hemen şöyle.. Normalde 3 yaşındaki çocuğu öldürüp diriltmeleri gerekirken büyük bir değişikliğe gidip onun ablasını öldürmüşler. Daha şimdiden bunu biliyoruz. Tabi ki bizim gibi öyküyü bilenler hemen itiraz etseler de şöyle bir açıklama yapmışlar. “3 yaşındaki çocuk nasıl diriltilsin. animasyon gibi manken gibi saçma sapan bir şey olacaktı dirildiğinde. Filme bir derinlik katabilmemiz için onu 7-9 yaş aralığında bir kız çocuğu yapmamız gerekiyordu” falan filan… Pet sematary, Hayvan MezarlığıNeymiş?? 3 Yaşındaki çocuk derinliği veremezmiş…

Ama King Sensei ne hikmetse senaryodaki değişiklikleri eleştirmemiş. Onay vermiş. En azından filmin başrol oyuncusu Jason Clarke, King‘in onay verdiğini söylüyor.  Ancak her ne hikmetse trailer da bana çok ümit vaadetmedi. Trailer‘dan bile klişelere hapis bir şey izleyeceğimiz algısı bende oluştu. Gerçi klişeler doğru kullanıldığında etkili olabiliyor The Haunting of Hill House dan biliyoruz. Hep beraber 5 Nisanı beklemek gerekiyor ne menem bir iş çıkacağını görmek için..

Trailer‘ı da şuraya bırakıverelim:


Arkadaşlarınla paylaş

4
8 Paylaşılanlar, 4 puan

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İçerik Türünü Seçiniz
Kişilik Testi
Bir seri soru sonrası kişilikle alakalı bir sonuç çıkart
Soru Cevap
Doğru ve yanlış cevaplar ile bir konu hakkında bilgi birikimini test et
Anket
Oylar ile bir tercihin seçilmesini sağla
Yazı
Görseller ve videolar ile süslenmiş yazılarınız için
Liste
İçeriğinizi listeleyerek sunun
Açık Liste
Oylanması için bir anket oluşturun
Puanlı Liste
Puanlanarak en iyi içeriğin seçilebildiği liste