Paddleton Film İncelemesi


Netflix‘te yayınlanan filmlerden birisi de Paddleton. Film incelemesini karınca kararınca yapalım dedik.

Paddleton NetflixSoldaki Kanser, Sağdaki Geveze…

İki komşunun hikayesi

Komşulardan biri.. kanser olur. Daha filmin açılışında senaristler ikisinin gay olmadığını sadece komşu olduğunu belirtirler. Bu artık bir zorunluluk olmuştur günümüzde herhalde. Çünkü Hollywood filmlerinde birisi birisine yakın davranıyorsa seçenekler azdır: Ya aşık olmalıdır, ya cinsellik yaşamak istemektedir ya da bir çıkarı vardır. Doğu kültürüyle damıtılmışlar için gayet anlaşılır olanlar batı için anlaşılmaz olabiliyor.

Paddleton, Netflix‘in belki de tek cinayet, sex, uyuşturucu, güç arzusu gibi ögeleri kullanmadan ürettiği “dostluk” üzerine kurulu bir dram. Ancak sağlam bir dram. Yani bütün bu durağan atmosferine rağmen benim gibi bu tarz “ağır” akışlı filmlerden nefret eden birisine bile Paddleton‘ın kendisini sevdirmeyi başardığını söyleyebilirim.

Habire Death Punch izleyip, pizza yiyip, puzzle çözüyorlar. Rutinliğin içinde debelenen insanlar.

Paddleton, kanserin son safhasında olan tedavi edilemeyecek durumdaki bir adamın ötenazi hakkını kullanmaya karar vermesi ile çatışmasını başlatıyor. Komşusu ile birlikte -ki ikisi de bekar- bir yolculuğa çıkıp gerekli ilacı satan eczaneye giderler. Etik sebeplerden ötürü her eczane satmamaktadır doğal olarak bu tarz intihar odaklı ilaçları.
Neyse efenim ilişkilerini, dostluklarını ve bağları izleriz. Dostunun ölümü ve kararlılığı ve geride kalanların duygularını yoğun bir empati duygusuyla takip ederiz.

Sonuç Olarak

Bu tarz filmlerin zaten en büyük becerisi ya da beceriksizliği empati kurdurabilmeleri üzerine kuruludur.

Eğer empati kuramazsanız koca yapım direk çöp olur.

Paddleton‘da ise Atmosfer ve arkadaşının ölümü sonrasında oluşan yalnızlık duygusu; her şeye rağmen hayatın devam ediyor olmasının işlenişi… Bunlar filmi güzel kılan detaylar. Soğuk renkler, death punch‘ın imge olarak seçilmesi, emekli amca muhabbetleri.

Sonuç itibariyle Paddleton; dokusu olan, içinizde bir yerlere dokunan ve sizi ötenazi gibi kavramları sorgulamaya yönlendiren bir yapım olmuş. Ha ben her halükarda ötenaziye karşıyım. İnsanın doğmak gibi ölmek konusunda da irade sahibi olmaması gerektiği fikrindeyim. En azından kendim inançlı olmasaydım da bilinmezliğe kendimi bırakabileceğim düşüncesi beni korkutuyor. Bu Paddleton bana bile bunları düşündürttüyse – ki dedim ya ağır yapımları sevmem- azcık damak zevki olan bir çok kişiyi sıkılmazlarsa buruk bir gülümsemeyle bırakıverecektir. IMDB puanının 7.2 olduğuna bakmayın. Arkadaşlık, “bromance” anlatan Paddleton‘a bu puanı verenler, envai ahlaksızlığın göz göre göre işlendiği, hiçbir şey anlatmayan sex education dizisine an itibariyle 8.5 vermiş durumda.


Arkadaşlarınla paylaş

4
4 puan

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İçerik Türünü Seçiniz
Kişilik Testi
Bir seri soru sonrası kişilikle alakalı bir sonuç çıkart
Soru Cevap
Doğru ve yanlış cevaplar ile bir konu hakkında bilgi birikimini test et
Anket
Oylar ile bir tercihin seçilmesini sağla
Yazı
Görseller ve videolar ile süslenmiş yazılarınız için
Liste
İçeriğinizi listeleyerek sunun
Açık Liste
Oylanması için bir anket oluşturun
Puanlı Liste
Puanlanarak en iyi içeriğin seçilebildiği liste