Game of Thrones 8. Sezon Hakkında


Sezon finali

Game of Thrones 8. Sezon İtibariyle Sona Erdi

HBO‘nun efsaneleşmiş dizisi Game of Thrones 8. sezon itibariyle ekranlara veda etmiş durumda. Ancak bu veda ardında bir çok tartışma ve öfkeli fan kitlesi bırakmış durumda. Ülkemizde ise İlker Canikligil ile ekşisözlüktwitter aleminin bu hususta bir acayip kapışması da sosyal medyada baya gündem oldu. Biz de bu kapışmanın detaylarına inerken bir diğer yandan diziyi masaya yatırmış olalım. Sonuna kadar okumazsanız bir şeyler eksik kalabilir. Baştan uyarayım.

Diziyi izlemeyenler buradan itibaren bu yazıyı okumayı bıraksın. Ağır spoiler içerir. 

İlker Canikligil 8. Sezon İçin Ne Dedi?

Önce İlker Canikligil’e Yönelen Haksız Eleştiriler:

Öncelikle İlker Canikligil tarafında bakalım. Onun perspektifinden Game of Thrones‘un nasıl bittiğini değerlendirelim. Öncelikle ad hominem eleştirilere bakalım:
Bir kere İlker Canikligil‘in Game of Thrones gibi bir evrene nerd’lük derecesinde bağlı olmadığını kabul etmemiz gerekir. Canikligil, Game of Thrones evreninde yok efenim azor ahai yok 3 gözlü kuzgun meseleleri vs. Bu tip meselelere nerd’lük derecesinde hakim olamayabilir, ancak hakim olduğu bir alan var: dramatik yapı. Her ne kadar senaryo önemsizdir gibi aksi yönde çıkışlar sergilese de bu kendisinin senaryoyu bilmediğini göstermez.

Canikligil’in senaryonun önemini reddetmesi şu analoji ile daha iyi anlaşılır her halde: Bir ilkokul çocuğunun yaptığı karmakarışık desenlerin kuratörler tarafından post modern art olarak değerlendirilmesi ile ünlü bir ressamın yaptığı karmakarışık desenlerin değerlendirilmesi arasındaki farkı düşünün. Aradaki farkı sanat adına şu belirler, “sanatçının bilinci“. Bu yüzden -ahmaklıkla- senaryosuz çekiyorum diyip kameranın karşısına geçmekle, bilinçli bir şekilde senaryoyu reddederek geçme arasında duruş farkı vardır. Canikligil de modern anlayışın bu duruşuna dikkat çekiyor. Yoksa eline kamera alan ve random görüntü çeken Bilo Ağa’nın Cannes’da ödül almasını inanın kimse beklemiyor. Canikligil, senaryonun ne demek olduğuna gayet hakim, dramatik yapıya hakim, climax, kahramanın yolculuğu vs. durumlarını biliyor ve bunlara binaen redediyor.

Bu yüzden Game of Thrones özelindeki eleştirilerden birisi boşa çıkıyor: Sen bir reklam yönetmenisin, ne anlarsın? Anlar efendim anlar… Geçimini sinemadan sağlayan en basit yönetmen bile anlar…

 Diğer bir eleştiri de ne kadar işin var ki sinema hakkında atıp tutuyorsun? O zaman aynı kapı hunharca Game of Thrones‘u eleştiren binlerce kişi için de geçerli oluyor. İş çokluğunun kişiye eleştirebilme yeteneği vermesi çok büyük bir hatalı yaklaşım oluyor. Mesleki olgunluk yaptığın işlerin çokluğu ile ölçülseydi, Ahmet Mithat Efendi ülkemizin yetiştirdiği en büyük yazar olurdu. Ya da hiç uzun metraj yapmamış birisi edebiyat hakkında konuşmaya sahip değilse, hikaye yazarları da roman yazarlarını eleştiremez gibi saçma sapan bir durum oluşuyor. Bu tarz eleştirileri, bakış açısı farklılıklarını kişisel düzleme çekerek tartışmada üstünlük kazanmak kabilinden değerlendirdiğimiz için gereksiz buluyoruz.

Peki dizi hakkında İlker Canikligil Nasıl Eleştirilerde Bulundu?

Ne bekliyorlar bilmiyorum. Dizi tam olması gerektiği gibi bitti.

Daha detaylısına şu videodan bakın : https://youtu.be/q9gzrrYTbxg

Bu düşünce haksız değil. Dramatik yapıyı ve senaryo denklemlerine aşina olan birisi aslında İlker Canikligil‘i haksız bulamaz. Çünkü sanki önceki sezonlardan çok bağımsız bir sezon izlemedik. Karalterler tam da kendilerinden beklenilen davranışları yaptılar.

Arya– Suikastçi olarak yetişti, Night King‘e suikast yaptı. Bir nevi dünyayı kurtardı. Arya için daha iyi bir son olamazdı. Cersei‘yi öldürseydi, suikastçi ve intikamcı kişilik olarak kalacaktı. Ancak bu kadar popüler olan bu tip, Night King‘i öldürüp kahraman oldu. Gayet normal.

Jon Snow: Karga olmaya dönmesi gayet normaldi. Kral olmak istemiyordu, Kargalığın yeminine tekrar geriye döndürülmesi gerekliydi.

Sansa: Kraliçe olmak istiyordu. Bedelini peşin peşin ödeyip, saflığını yitirdi ve kuzeyin kraliçesi oldu. Fair Enough…

Daenerys: Önceki sezonlarda acımasızlığını sanki hiç görmemişiz gibi bir tavır içinde olmaya gerek yok. Daenerys her zaman zalimlik ile merhameti birbirine çok yakın tutan birisiydi.  Kötülüğün ancak kötülük ile temizlenebileceğinin seçimini daha ilk sezonlarda yapmıştı zaten. Daha o andan tirana dönüşeceğini en berbat senarist bile anlardı.

Tyrion: Zeka ile vicdan çatışması üzerine kurulacağını daha black water savaşında göstermişlerdi. Bu çatışmayı yaşadı babalar gibi, vicdanı ve duyguları onu her zaman hataya sürükledi ve böyle de olması gerekiyordu.

Cersei: Güvendiği ve elde etmek için çok uğraştığı kalesinin yıkıntıları ile öldü. Jamie ileel ele. İnşa ettiği duvarların üzerine düşmesiyle ölmesi neredeyse şiirsel.

Bran: Onunla başladı, onunla bitti. Cersei ile Jamie attı, en sonunda da Bran, kaderin cilvesiyle, onları atmış oldu. Yine bir şiirsellik daha. Bir de kendisi monarşinin yıkılması, Platon’un devlet modeli, elitist bir oligarşinin temsili oldu. Alttan alta sağlam mesajları gönderdikleri bir karakter oldu.

Aynı zamanda doku başından sonuna kadar böyleydi, yeni bir şey koymadılar ortaya. Hunharca ana karakter harcanması, hunharca beklenileni vermemesi en başından beri zaten dizinin olayıydı ve bu sezonda da aynen devam etti.

Tüm fantastik öyküler gibi bu öykü de masalsı bir atmosferdeydi. Doğal olarak bu masalsı atmosferde de epik, tutarsız şeylerin olması gayet normal. Ya hu bu ne perhiz ne lahana turşusu demeyin. Nasıl olur da bir senaryonun mantıksız olmasını savunabilirsin diye soranlara şunu söyleyeyim. Masal ve fantastik öykülerde tutarlılık ve mantık aramak yanlıştır. Önemli olan mesajdır ve bu mesajı iletebilmek için öykü esnetilebilir. İnsanların “özellikle bir modern masal izlediğinin gayet farkında olan insanların” buna takılmaması gereklidir. Takılması gerekilen yer mesajdır. Ne anlattığıdır. İlker Canikligil de bu hususa ısrarla kendi cümleleriyle parmak basıyor.

Peki eleştiren tayfanın argümanları neler?

Eleştiren kitle de öncelikle yukarıda anlattıklarıma bakarak haksız denilebilecek kitle asla değil. Ben objektif bir duruşu daha çok tercih ediyorum. Ne şiş yansın ne kebap havasında değil asla. Daha çok iki tarafın da artı ve eksileri var ve dizi daha farklı perspektifleri kaldırabileceğinden ötürü bu şekilde bir değerlendirme yapmak daha doğru olur. Eğer illa bir haklı haksız taraf seçecekseniz de bunu yazının sonunda siz yapın. ben değil…

Neden sadece 6 Bölüm?

İlk ve en temel eleştiri HBO bile 10 bölüm olsun, para var kısa kesmeyin demelerine rağmen senarist ve yönetmenin 6 bölümde ısrarcı olması. Neden mi ? Çünkü her ne kadar önceden sinyalini alsak da yine de aceleye gelmiş karakter değişimleri var. Daenerys burada başı çekse de Jamie, Tyrion, Arya… Hepsi çok hızlı değiştiler. Sebepler dairesinden çıkılmasa da seyircide hazımsızlık oluşturduğu muhakkak.

Yarım Bırakılan ve Değinilmeyen Meseleler

Azor Ahai meselesi tamamen boşaltıldı. Night King,temel motivasyonunu asla öğrenemediğimiz bir karakter olarak kaldı. Bran’in güçleri bir işe yaramadı, çok az kullanıldı, gösterildi. Bran kral oldu ama bu sadece seyirciyi ters köşe yapmak için miydi? Dünyevi şeylerle ilgilenebilecek bir ruh halinde mi? Geleceği de görüyor mu? Ölüler ile olan savaş esnasında büvet ağacının altında saatlerce süren transında nereye gitti?, vs… Bunun gibi bir çok mesele boşa düştü.

Tutarsızlık

Her ne kadar masal diyip geçsek de, aslında dizi ayakları yere basan olay örgülerine sahipti. Kitap da dizi de kendi içlerinde bir iskelete sahipti. Ancak örneğin sen kalkıp bütün dothrakilerin ölülerle olan savaşta öldüğünü gösterir, sadece bir avuç lekesiz ve insan bırakırsan, Iron Throne savaşında yine 1000 dothraki gösterirsen, lekesiz, kuzeyli gösterirsen insan şöyle bir durup düşünür.

Burada da mı Illimunati?

Ayrıca eleştirilerin bir başka yanı da Bran üzerine bambaşka bir kafa. Youtube da Game of Thrones‘u eleştiren cici bir kız şunu söylüyor, “ne yani, her şeyi gören göz olan Bran‘in tahta çıkması için miydi her şey?” İlluminati‘nin gözünün başa geçeceğini ilan etmenin sembolik bir yolunu mu izledik bunca zaman? Bu yüzden mi zebun oldu bu sezon?

Geekyapar da güzel eleştirmiş bu videoya bakabilirsiniz: https://youtu.be/_feITEECw4A

Sonuç?

Eleştiriciler senaryonun bir matematik işi olması gerektiğinin farkında olmalı ve matematiği eleştirirken dikkatli olmalı. Senaristler de yaptıkları işin öncelikle bir entertainment işi olduğunu hatırlamalı ve seyirciyi mutlu etmenin-tatmin etmenin- matematikten daha önemli olduğunu anlamalı.

Cersei’yi, Daenerys-Jon-Arya üçlüsünden birisinin öldürdüğünü görmezse seyirci elbette tatmin olmaz. Kötüler hakkettiklerini “en korkunç” şekilde ödemelidir sonuçta.


Arkadaşlarınla paylaş

1
1 Paylaş, 1 puan

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İçerik Türünü Seçiniz
Kişilik Testi
Bir seri soru sonrası kişilikle alakalı bir sonuç çıkart
Soru Cevap
Doğru ve yanlış cevaplar ile bir konu hakkında bilgi birikimini test et
Anket
Oylar ile bir tercihin seçilmesini sağla
Yazı
Görseller ve videolar ile süslenmiş yazılarınız için
Liste
İçeriğinizi listeleyerek sunun
Açık Liste
Oylanması için bir anket oluşturun
Puanlı Liste
Puanlanarak en iyi içeriğin seçilebildiği liste