Pather Panchali / Yol Türküsü 1955


Eğer kısıtlı bir bütçeniz varsa ve filmimi nasıl can alıcı kılarım diye kafa yoruyorsanız, Pather Panchali yani Yol Türküsü filmini mutlaka izleyin. Çünkü 3000$ gibi oldukça düşük bir bütçeyle çekildiği söylenen filmin, üstüne üstlük bir de oldukça basit bir hikayesi var. Ancak bunların aksine filmin anlam dünyası oldukça derinlikli.

Pather Panchali – Yol Türküsü farklı bir Hint Filmi

Filmin ilk yarım saati (belkı birazcık – daha fazla ya da az olabılır) ilerlemiyor. Tam “Gitmiyor bu film.” dediğinde biraz dayanırsanız da çok şey vaad ediyor. Bu sıkıcılık elbet İtalyan yeni gerçekçiliğin bas bas bağırması. Aşırı doğallığın bozulmaması, rutin hayatın olağan akışının ağır sekanslarla akması (akmaması), amatör oyuncuların varlığı, doğal ışık kullanımı gibi gibi… Fakat o eşiği bir kenara koyduktan sonra, yokluğun tam ortasında aile bireylerinin mücadelesini, doğuyu, batıyı, geleneği, yıkımı, o zamana kadar yalnızca portre fotoğrafı çekmiş bir görüntü yönetmenin karelerinde, alışık olduğumuz Hint filmlerinden bambaşka bir biçimde görüyoruz.

Danslar, eğlenceler ve zengin fakir kıskacında bir aşk hikayesi yok. Onun yerine koca bir medeniyetin kalıntıları arasında ezilen bir halkın, koşup bando takımlarına, medeniyet taşıyan raylarına dönen yüzü, koşan ayakları ve bunların yaşattığı bir sızısı var.

Yol Türküsü

Fakir bir aile üzerinden yaşatılan hikayenin özelinde evin iki çocuğu var. Abla Durga, komşu bahçelerden meyve çalarak evin büyük halasına getirdiği için herkesin başına bela. Düzenli bir geliri olmayan evin babası edebiyata meraklı, el yazması kitaplar yazan inançlı bir adam. Diğer tarafta anne ise tamamen gerçeklerle iç içe yaşamak zorunda olan,  kurduğu hayalleri yatak altı eden, geçim derdinden ve ev işlerinden başka bir şeyi olmayan bir kadın. En büyük sorunu devamlı evden gönderdiği büyük hala ve tamir etmek zorunda olduğu ecdad evi. Evin babası, kadının aksine ecdad evini terk etmeyi doğru bulmuyor ve yoksulluğunu azaltmak için devamlı bir iş arayışında.. Bunun için de bir süre evden ayrılıp şehre gidiyor. Babanın evde olmadığı süreçte de bütün felaketler baş gösteriyor ve harab olan evlerini terk etmekten başka çareleri kalmıyor.

Pather Panchali Detaylarda Çarpıcı Bir Film

Filmin ilk saatinde karakterlere ve mekana derinlemesine tanık olduktan sonra, bir kırılma noktası yaşanır. Bu noktadan sonra filmde yerel unsurların ve geleneksel kodların bir bir yıkıldığını görürüz. Bu yıkım, bile isteye bir gelenekten kaçış değil, bir mecbur kalış olarak karşımıza çıkar.

İki kardeşin sazlıklarda bulunduğu sahne filmden çıkarılması gereken tüm anlam bütünlüğünü besleyen sahnedir. Abla Durga’yı elindeki şeker kamışını kemirirken görürüz. (Şeker kamışı Hindistan’ın önemli ekonomik kaynaklarından biridir.) Daha sonra şeker satıcısından küçük bir şeker dahi almaya paraları olmayan kardeşlerin ellerinde tuttukları hammadde oldukça manidardır.

Sahnenin devamında Pather Panchali içinde hemen hemen tek medeniyet ürünü olarak gördüğümüz tren, heyecanla bekleyen çocuklar için oldukça farklı bir deneyim.  Bu sahne aynı zamanda efekt kullanımının doruğa çıktığı bir sahne. Treni duymak için Durga’ nın trafoya yaklaştığı anda artan gerilim hissi ,kamera tekniğinin ustaca kullanımı ve yayılan kara dumanlar tam manasıyla bu medeniyet dediğin bak sana şimdi neler yapacak! dedirtiyor ve hiçbir şey olmamış gibi çocukları dingin hayatlarına geri yolluyor. Bir anda daha sakin, uğultuların olmadığı kendi yerel hayatlarına döndüklerinde artık ölümlerin, yıkımların, yalnızlıkların ardı kesilmiyor. Artık duyulan her tren sesi gelen felaketin habercisi olmaya başlıyor.

Indir Hala

Yönetmen, ara ara karşılaştığımız ihtişamlı binaların kalıntılarıyla bize geçmişte ne büyük bir medeniyete sahip olunduğunu gösterirken, evin tam ortasında yer alan küçük kalıntıların önüne de zayıfça bir köpeği getirip yatırıyor. Yine tren sahnesinden sonra ölümüne tanık olduğumuz İndir hala Pather Panchali içinde geleneği vurgulayan önemli bir karakter.

Sırf uyuşturucu alışkanlığını sürdürebilecek parayı bulmak için Indir hala rolünü hayata geçiren oyuncu oldukça başarılı bir oyun sergiliyor.  Kendini tek tek terk edip, dilenci gibi bir başına bırakanlara seslenen Indir hala kendine asla bir yer edinemiyor. Var olduğu yerden kovulduğu gibi ne olduğu yerde ne gittiği yerde barınabiliyor. Indir halanın yine de kendi topraklarında büyüttüğü bir bitkisi var. Filmin başından sonuna onu özenle suluyor. Sonradan büyüdüğünü gördüğümüz bitkiyi, ölmeden önce zorla elde ettiği bir tas su ile bir kez daha sulayıp, evden uzaklaşıyor. Herkesin terk etmek istediği yerde kendi başına yaşama savaşı veren hala şartlar ne olursa olsun direniyor. Ordan oraya savrulurken hem kendi için hem de yarar sağladığı şeyler için uğraş verip asla yaşatmaktan ve yaşatmaktan vazgeçmiyor.

Ecdad Evini Terk Etmek

Ardından gelen Durga’nın ölümü ve evin yerle bir olması gibi sebepler ecdad evini terk etmekten başka çare bırakmıyor. Bu tamamıyla geleneği terk etmek olmasa da baştan beri ecdad evinde kalmayı savunan babanın gelişime açılmaya mecbur kalışı olarak yorumlayabiliriz. Vatanı ve geleneğini terk etmiyor, aksine buna bağlı kalarak değerlerini beraberinde şehre taşıyor. Kendi medeniyet izlerinden çok sömürü hakimiyeti bulunan şehirde yaşamını sürmeye mecbur bırakılıyor.

Ailenin asıl terk ettiği uzun zaman önce bir kenarda bıraktıkları medeniyet izleri. Çünkü bu izler geride bırakıldığında artık geri dönmek imkansız oluyor. Fakir bir ailenin bu aksaklıkların toplumsal bir illet olduğuna tanık olduğumuzda, yol türküsü nün, yüzünü kendinden bambaşka yere dönenlerin yalnızca o topraklardaki izi olduğunu anlayıp, ders çıkarmadan edemiyor insan.

Pather Panchali Anlam Arayanların İzlemesi Gereken Bir Film

Önce sefalete tanık oluyoruz. Ardından sebep olan etkenlerle karşılaşıyoruz ve her karesi anlam dolu film için Kurosava’nın söylediklerini daha iyi anlıyoruz.

“Hiç Satyajit Ray filmi izlememiş olmak, varlığını dünya üzerinde sürdürüp de hiç güneşi ya da ayı görmemekle eşdeğerdir.”

Pather PanchaliYol Türküsü nün son sahnesinde yavaş yavaş evlerini terk ederken ilerleyen at arabasının tekerleklerinde sallanan gaz lambası, medet umdukları aydınlığın ne kadarını bulacaklarının da bir izidir.

IMDB puanı: 8.6

Bu incelememizi de okumanızda fayda var:

KEFERNAHUM : Coğrafya Kaderdir


Arkadaşlarınla paylaş

2
2 puan

Bir Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İçerik Türünü Seçiniz
Kişilik Testi
Bir seri soru sonrası kişilikle alakalı bir sonuç çıkart
Soru Cevap
Doğru ve yanlış cevaplar ile bir konu hakkında bilgi birikimini test et
Anket
Oylar ile bir tercihin seçilmesini sağla
Yazı
Görseller ve videolar ile süslenmiş yazılarınız için
Liste
İçeriğinizi listeleyerek sunun
Açık Liste
Oylanması için bir anket oluşturun
Puanlı Liste
Puanlanarak en iyi içeriğin seçilebildiği liste