“RTÜK” gidiyor, “RTÜİK” geliyor…


"RTÜK" bir diğer deyişle Radyo Televizyon Üst Kurulu'nun internet çıkarması, son 6 aydır ülke gündemini ve en çok da zihinlerimizi meşgul etmekte.

Önce wikipedia'nın erişime kapanması, ardından "Booking" ve "uber" atakları bir takım diziseverleri, "acaba Netflix'te sansür yer mi" sorularına itmekte…

Kurulun dijital yayın platformlarını denetleyen yasa tasarısı Eylül ayının ilk haftaları itibariyle yürürlüğe girdi. "NETFLIX, BLU TV, PUHU TV, TURKCELL, VODAFONE, DIGITURK, TİVİBU" gibi 600’ün üzerinde kuruluştan lisans ve izin başvurusu alındı. Dönemin en büyük tartışmalarından birisi de Netflix'in Türkiye pazarından çekilmesi iddiasıydı. Fakat iddia Netflix'in ortadoğu pazarını bu kadar çok sevdiğini göstermesiyle asılsız kaldı. Hatta ilk sansürlü fragmanlar da bu dönemlerde yayınlandı.

Peki "RTÜK" bu haklara sahip mi ?

RTÜK Eylül ayından beridir açık şekilde bu haklara sahip. Fakat yapılan açıklamalarda Kurul Başkanı Ebubekir Şahin "Anayasamızda da açıkça sansür yasaklanmıştır. Hiçbir kişi ya da kurum sansür uygulayamaz." ifadelerini kullandı. Burada da açıkca gördüğümüz üzere RTÜK bu konuda kurum olarak denetleyici rolünü üstlenmek istiyor. Bu durumu bugüne kadar RTÜK tarafından hiç bir dijital yayın organına hiç bir katı yaptırım uygulanmamasından anlayabiliriz.

O zaman "RTÜK" ne yapmak istiyor ?

RTÜK'ün bu konuda ki amacı çok bariz şekilde "para" kaynağı oluşturmak. Ülke çapında reklamcılığın ve yayıncılığın dijitale geçiş yaptığının gayet farkındalar. Özellikle 2019 yılının ocak ayında RTÜK, gelirlerindeki düşüşler ve kurum içerisindeki pozisyon değişiklikleri ile gündeme gelmişti. Aynı dönemlerde kurumun başkanı da görevinden alınmış, yerine başka bir isim getirilmişti. Bu olaylar silsilesi kurum içerisinde ki maddi kaynak arayışını dijitale yöneltti.

"RTÜK" bu haklara sahip olmalı mı ?

RTÜK bu haklara -bence- sahip olmamalı. Sırf mali dengesi yüzünden kurum amacını zedelerse bir kurum değil ticaret hanı haline gelmiş demektir. İsminde dahi sadece Radyo ve Televizyon adı geçmesine rağmen dijital bir ortama, bir tasarı ile müdahale etme hakkının kim tarafından ne şekilde verildiği sorgulanmalıdır. Her şeyden kötüsü Kurul'un denetleme hakkı normal varsayılsa dahi "Netflix", "Blutv" gibi "kapalı" platformları sansürleme gibi bir hakkı olmamalıdır.  Burada " e o zaman dsmart gibi yerlerde de her şeyi yayınlasınlar kardeşim" dediğinizi duyar gibiyim. Bu duruma cevaben "dsmart" gibi platformların yayın akışına müdahale edemediğimizi hatırlatmak isterim. Ancak RTÜK bu akışa müdahale ederse gerçekten kendi işini yapmış olacaktır.

[zombify_post]


Arkadaşlarınla paylaş

1

Bir Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir