Panoptikon: Çağdaş Dünyanın Hapishanesi


Panoptikon

‘Panoptikon’ aslında bir hapishane ve kelime anlamıyla her yeri gören anlamına geliyor.

Konuştuğumuz konular hakkında telefonlarımıza gelen bildirimler, sosyal medyada ilgi alanlarımıza özel çıkan reklamlar hepimize birilerinin bizi gözetlediği hissini vermiyor mu? İnternet kullanımının günden güne artmasıyla birlikte hepimiz çağdaş dünyanın panoptikonunda yaşadığımız hissine kapılıyoruz.

Peki nedir bu panoptikon?

Kelimenin köküne daha da inecek olursak; panoptikon kelimesi ”pan” ve ”opticon” sözcüklerinin birleşiminden oluşuyor. Pan kelimesi bütün anlamına gelirken, opticon kelimesi ise gözlemlemek anlamına gelmektedir. Panoptikon ise ‘bütünü gözlemek’

Panoptikon, 18. yüzyılda ”faydacılık” akımının kurucusu olan Jeremy Bentham tarafından icat edilen bir hapishane modeli.

Bu yapı, mahkumları karanlık zindanlara hapsetmek yerine ışıl ışıl bir mekanda gözetlemelerini sağlıyor. Halka şeklinde bir bina olduğunu düşünün ortasında da bir kule bulunmakta. Hücrelerin pencerelerinden bir tanesi binanın içinde bulunan kuleye, diğeri de binanın dışına bakan kısma açılmakta.

Merkezde bulunan bu kulede bir gözlemci var. Hücrelerin içerisinde de mahkumlar… Ortadaki kuleden hücrelerin içerisine kuvvetli bir ışık yansıttığınızda hücredekiler kuledeki gözlemciyi göremez ancak gözlemci yapıdaki her hücreye hakim olabilir. Tüm mahkumları tek bir kule üzerinden gözetleyebilir. Sürekli izlendiğinizi ve sizin kuleyi göremediğinizi hayal edin. Bu durum mahkumları karanlık zindanlara hapsetmekten daha korkunç değil mi?

Panoptikon Görseli

Şöyle bir düşününce aslında günümüzün çağdaş hapishanelerinden biri olan sosyal medya kavramı panoptikon isimli yapıyla çokça özdeşleşiyor.

Günümüzün Modern Panoptikonu: Sosyal Medya

Panoptikon o dönemde iktidarın kontrol mekanizması olarak kullanıyordu. David Lyon’a göre iktidarın artık elektronik teknolojiler vasıtasıyla ifade bulduğu günümüzde sanal panoptikonun hücrelerinde sosyal medya kullanıcıları yer almakta. Üstelik kendi isteğimizle…

Kişisel verilerimiz, beğenilerimiz/beğenmediklerimiz, paylaştıklarımız, düşüncelerimiz hepsi bizi biz yapan ve sosyal ortamda var eden bilgiler… Bu bilgileri sanal ortamda ‘takipçilerimiz’ ile paylaşıyoruz. Ve günün sonunda aslında birileri birilerinin gözüne sürekli kuvvetli bir ışık tutuyor.

Özellikle bu durumu influencer olarak anılan sosyal medya ünlülerinde sıklıkla görmekteyiz. Her gittikleri yerden, her düşüncelerinden gün içinde yaptıkları her şeyden takipçileri olduğumuz takdirde haberdar oluyoruz.

Düşününce bu noktada, kuledeki gözetleyici bizler, panoptikon hücrelerindeki mahkumlar da onlar olmuyor mu? Ya da duruma göre zaman zaman tam tersi?


Arkadaşlarınla paylaş

2

2 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir