Fargo Üzerine


Fargo, senaryosu, yapımı ve yönetimi Coen Kardeşler‘e ait, 1996 ABD yapımı sinema filmi.

Orta Batı Amerika’da geçen film, bir araba satıcısının (William H. Macy), 1.000.000$’lık fidye almak amacıyla karısını kaçırmaları için iki adamı (Steve Buscemi ve Peter Stormare) tutması hakkındadır. Kaçırma olayı bir dizi cinayete sebep olur ve hamile polis memuru Gunderson (Frances McDormand) bu cinayetleri araştırmaya başlar.

69. Akademi Ödülleri‘nde Fargo iki Oscar kazandı: En İyi Özgün Senaryo Ödülü ve En iyi Kadın Oyuncu Ödülü (Frances McDormand). Film ayrıca BAFTA Ödülü (David Lean Yönetmenlik Ödülü – Joel Coen) ve 1996 Cannes Film Festivali‘nde En İyi Yönetmen ödülü de dahil olmak üzere pek çok uluslararası ödül kazandı.

“Fargo”, 2006 yılında Kongre Kütüphanesi tarafından “kültürel, tarihi ve estetik olarak önemli” filmler arasına seçilerek ABD Ulusal Film Arşivi‘nde muhafaza edilmesine karar verilmiştir.[1]

Fargo Bize Ne Anlatıyor?

    Minnesota‘da araba satıcısı olarak çalışan Jerry Lundegaard (William H. Macy), 1987’de mali sorunlarını sona erdirecek bir plan yapar. Çalıştığı yerdeki Shep Proudfoot adındaki eski hükümlü tamircinin vasıtasıyla, Gaear Grimsrud (Peter Stormare) ve Carl Showalter (Steve Buscemi) ile, karısı Jean’ı kaçırmaları için anlaşır. 80.000 $ tutarındaki fidye karşılığında kadın serbest bırakılacak, Jerry de bu paranın yarısını alacaktır. Jerry’nin gizli planı ise, zengin ve aksi bir adam olan kayınpederi ve patronu Wade Gustafson’a, istenen fidyenin 1.000.000 $ olduğunu söylemek, aradaki büyük farkı da borçlarını kapatmak üzere kendine ayırmaktır.

Jerry parayı kayınpederinden almaya çalışır ancak başaramaz. Bu arada Jean da, Jerry işte iken evinden kaçırılır. Dağıtılmış eve dönen Jerry Wade’i arayarak olayı anlatır. Ayrıca polislerin işin içine girmesi halinde Jean’ı tehlikeye atmış olacaklarını söyler.

O gece, fidyecilerin Brainerd yakınlarında bir polis devriyesi tarafından durdurulmasıyla, kaçırma planı dramatik bir hal alır. Showalter’ın teklif ettiği rüşveti geri çeviren polis memurunu Grimsund vurarak öldürür. Yoldan geçerken olaya tanık olan iki kişi daha Grimsund tarafından yakalanarak öldürülür.

Yolculuk Nasıl Başlıyor?

Bu cinayetler ertesi sabah, yedi aylık hamile olan yerel polis şefi Marge Gunderson (Frances McDormand) tarafından araştırılmaya başlar. Katillerin arabasının plakasındaki bayii etiketinden ve katillerin daha önce birlikte olduğu iki kadının ifadelerinden yola çıkan Marge olayı yavaş yavaş çözmeye başlar. Katillerin yaptıkları telefon konuşmalarından, Shep ile olan bağlantılarını ortaya çıkarır ve daha fazla ipucu aramak için Minneapolis’e gider.

Marge’ın konuştuğu Shep ve Jerry, olayla ilgileri olmadığını ileri sürer. Bu arada katiller de fidyeyi almak için Minneapolis’e gelmiştir. Showalter Jerry’i parayı almak için bir otoparka çağırır. Damadına güvenmeyen Wade parayı kendi götürür, ancak kızını görmeden parayı Showalter’a vermez. Aralarında çıkan çatışmada Wade ölür, Showalter çenesinden yaralanır. Showalter park yerini terk ederken kapıyı açmayan gişe görevlisini de vurarak öldürür.

Çantadaki bir milyon doları gören Showalter, paranın büyük bölümünü, otoyolun kenarındaki ıssız bir yere gömer ve saklanma yerlerine sadece 80.000 dolar ile döner. Bu arada Grimsrud Jean’ı, canını sıktığı için öldürmüştür. Showalter ile aralarında, arabayı kimin alacağına ilişkin bir tartışma çıkar. Grimsrud Showalter’ı balta ile öldürür.

Marge ise, geri dönmeden önce Jerry’yle bir kez daha konuşmak ister ve Wade’i de görmek istediğini söyler. Paniğe kapılan Jerry onu atlatıp kaçar. Ancak Marge katillerin saklandığı yeri bulur, Grimsrud’u Showalter’ın son parçalarını da talaş makinesine atarken yakalar. Kaçmaya çalışan Grimsrud’u bacağından vurur ve tutuklar. Yolda Marge, psikopat olduğu açıkça görülen Grimsrud’a, “bir parça para için” bütün bunları nasıl olup da yaptığını anlayamadığını söyler.

Daha sonra Jerry de bir motel odasında yakalanır. Son sahnede Marge ve kocası Norm yataklarında televizyon izlerken doğacak çocuklarından bahsederler. Showalter’ın sakladığı 920.000 doların başına ne geldiği bilinmez.

Fargo’nun Anlam ve Önemi…

    Fargo benim listemde en beğendiklerim arasında yer almaktadır. Fargo’da beni etkileyen en önemli kısım ise kadın polisi canlandıran Marge olmuştur. Ondaki doğal oyunculuğu ve karaktere kattığı sakinliğin abartıdan uzak, heyecanı zirvede tutup izleyeni hayran bırakan halidir. Hamile olmasına rağmen hiçbir şekilde görevini ihmal etmeden soğukkanlı ve olması gereken gidişat da başarması takdire şayan burada yönetmenlerinde hakkını yememek lazım. Filmdeki kadın polisin olayı inceleme ve suçluyu yakalama akışı hem doğal hem de gerilimi yüksek bölümlerdi. Algoritmik sıralamanın güzel örneklerinde de olan filmimizin Oyuncu seçimi ancak bu kadar yerinde olabilirdi. Marge karakteri size hayatın sıradanlığında, sıra dışı bir konuyu olağan akışında gerilimi zirvede tutarak verebiliyor. Eğer hala izlemediyseniz bu filmi mutlaka izleyiniz.


Arkadaşlarınla paylaş

1

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir